Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal "Sınır Var Sinir Yok” dedi
Eyüpsultan Belediyesi’nin Ramazan ayına özel düzenlediği etkinlikler kapsamında gerçekleşen, Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal’ın konuk olduğu "Sınır Var Sinir Yok" isimli söyleşi yoğun katılımla gerçekleşti.
Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal söyleşide çocuk gelişimi ve ebeveynlik, çocuklara sağlıklı sınırlar koymak, krizleri yönetmek ve güvenli bir ortamda büyümelerini desteklemek, kendi ayakları üzerinde durabilen, karşılaştığı problemleri medeni yollarla çözebilen, tatminkâr, ahlaklı, nazik, merhametli ve saygılı çocuklar yetiştirmek konularında değerli bilgiler aktardı.
“İNSAN OLUNUR MU? İNSAN DOĞULUR MU?”
Ramazan ayının dokuzuncu gününde, Bahariye Caddesi’nde kurulan etkinlik çadırında gerçekleşen söyleşiye “İnsan olunur mu? İnsan doğulur mu?” sorusuyla başlayan Doç. Dr. Saniye Bencik Kangal sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu sorunun cevabı bundan yaklaşık yüz iki yüz yıl kadar önce bilim insanlarının da zihnini çok sorgulamış. Sorunun cevabı aslında çok açık ve net. İnsan olmak için birinci koşul elbette ki bu bedene sahip olmak. Ama bu beden de beni insan yapmaya yetmiyor. Beni insan yapan sadece fiziksel özelliklerim değil. Bu hayatta kazandığım sosyal beceriler, manevi değerler, etik ilkeler bunların hepsi beni insan yapıyor. Ve ben bu insani özellikleri doğduğum evde bana birinci bakım veren yetişkinin gözlerinde, sözlerinde, davranışlarında, tutumlarında öğreniyorum. Dolayısıyla ben insan doğmuyorum, insan olmayı öğreniyorum.
“HER ÇOCUĞUN BİR MİZACI VAR”
Her çocuğun bir mizacı var. Yedi tip mizaç var. Bu mizaç araştırmaları elbette ki doğru. Ama bu çocuk benim genetik mirasımla benim ona sunduğum çevreye gözlerini açtı. Dolayısıyla onun o mizacının parlak yönlerini iyice parlatacak olan sivri yönlerini de törpüleyecek olan annesidir, babasıdır. Bir genetik miras aldık. Onun peşinde çevresel faktörler sürüklendi. Dolayısıyla bizim o genetik mirastan ve çevresel faktörlerden aldığımız o kadar çok şey var ki bununla bir kişilik şekillendirdik ve şimdi de bununla bir kişiliğin şekillenmesine vesile oluyoruz kendi çocuklarımızın. O yüzden bizim tutumlarımız çocuk gelişiminde çok altın çok önemli bir role sahip. Ona rol model olduğumu hiçbir zaman unutmamam lazım.
“EBEVEYNLİĞİN EN ZOR KISMI KENDİ DAVRANIŞINA ÇEKİDÜZEN VEREBİLMEK”
Ebeveynliğin en zor kısmı kendi davranışına çekidüzen verebilmek. Çünkü 30 yıl boyunca bir karakter inşa etmişim. Öfkelendiğim zaman bağırıyorum ve bir şeyi fırlatıyorum. O dakikadan sonra bu davranışı değiştirmek çok zor ama mümkün.
“GÜVEN DUYGUSU, ÇOCUĞUN BEBEKLİK DÖNEMİNDE ANNE İLE KURDUĞU BAĞ İLE KAZANILIR”
Güven duygusu, temel güven, çocuğun bebeklik döneminde anne ile kurduğu bağ ile kazanılır. Anne ile güvenli bağ ilişkisi kurarsa çocuk yaşantısının ilk iki yılında dünya güvenilebilir, yaşanılabilir, güvenli bir yerdir anlayışı gelişir. Gelecekteki ilişkileri de annesi ile kurduğu ilişkiye göre şekillenir.
“BİLGİYİ UYGULAMAYA DÖKMEK İÇİN ÖNEMLİ OLAN ŞEY BİZLERİN İÇİNDEKİ İSTEKTİR”
Birçok şey öğrenebilirsiniz. Birçok kitap okuyabilirsiniz. Ama o bilgi uygulamaya dökmediğiniz sürece bir işe yaramayacak. Uygulamaya dökmek için önemli olan şey bizlerin içindeki istektir.”